BAŞHEKİM PROF.DR.SUAT TURGUT'UN BAŞHEKİMLİK DEVİR TESLİM TÖRENİ KONUŞMASI

Sayın Sağlık Müdürüm, güzel İstanbul’un Hastanelerinin Başhekimleri, Klinik şefleri, Şişli Etfal’in kıymetli çalışanları ve değerli misafirler devir teslim törenine hoş geldiniz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Şu anda kendimi ağır bir sorumluluğun altına girmiş olarak hissediyorum. Masanın karşısındaki bütün koltuklarda oturmuştum, bir burası kalmıştı. Fakat buraya oturunca olayın tamamen farklı olduğunu oturduğum andan itibaren hissetmeye başladım. Bu sandalye insanın omuzlarına çok büyük sorumluluk yüklüyor. Üstlendiğim bu görevin ne denli ağır olduğunu biliyorum, ancak mensubu olmakla şeref duyduğum, yıllardır mesai arkadaşlığı yaptığım bu hastanenin sorumluluk sahibi kendini hastalarına adamış fedakâr çalışanlarının olduğunu bilmek ve bu ekiple çalışacak olmak beni rahatlatıyor.

Bazen çok acı, insanın içini acıtan, günlerce uykusunu kaçıran nice olaylar vardır ki, öyle güzel öyle hayırlı sonuçlar doğurur ki bu can sıkıcı, acıklı olay iyi ki olmuş diyesiniz gelir. Bunun örneklerini günlük hayatınızda hep yaşarsınız ve yaşamaya da devam ederiz.

Bu Hastanenin temelinde de böyle acı bir olay vardır. Evladını ateşler içinde kuşpalazının membranlarıyla boğuluşu karşısında, ümit beklediği hekimlerin çaresiz kalışını seyreden bir babanın acısı vardır. Bu acı belki yüzyıllar boyu milyonlarca anne ve babasının acısını dindirecek olan bu Hastanenin yapılmasına vesile oluyordu.

Evet, bu hastanenin kuruluşundan bu yana 36. Başhekim olarak bayrağı devraldığım kardeşim, arkadaşım Ali İhsan Dokucudan aldığım bu bayrağı şerefle onurla ve büyük bir sorumluluk duygusuyla taşıyacağım. Bu büyük ve mübarek kapıdan içeri giren insanların acılarının dindirilmesi, durumlarının düzeltilmesi için ekibimle birlikte elimden geleni yapacağım. Bu konuda en büyük güvencem çalışkan, fedakâr Şişli Etfal çalışanlarıdır.
Şimdi izin verirseniz Kardeşim Ali İhsan Dokucu hakkında konuşmak istiyorum. Ali İhsan Bey bu hastanede hatta İstanbul’da dostluğum ve arkadaşlığımın en eski olduğu kişidir. İnsanlar çoğunlukla ömür boyu beraber yaşadıkları hayat arkadaşlarını, kurdukları dostlukları öğrencilik yıllarında edinirler. Kalıcı dostluklar hep bu dönemlerde kurulur. Ali İhsan kardeşimle yollarımız bundan 27 sene önce bir öğrenci evinde kesişti. İzin verirse hocam, bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. O zamanlar eskiler yaşadıkları için bilirler 12 Eylül öncesi bir daha yaşanmasını istemediğimiz günlerdi. Ben de staj için Hacettepe’den Kayseri’ye gittiğim 1980 li yıllardı. Ülkede senaryosu birileri tarafından yazılmış bir oyun oynanıyordu, Komünist proletarya halk mahkemeleri, halkın yolu, halkın birliği vs, akın var güneşe akın güneşin zaptı yakın naraları arasından Kayseri’ye gelince kendimi cennete gelmiş gibi hissettim. 12 Eylül olmuştu ortalık sakinleşti. Ben ve kardeşim Mehmet, şimdi Samsunda hematoloji prof. ev tuttuk, itibarımız iyi Hacettepe den gelmişiz. Herkes bize doktor gözüyle bakıyor. O zaman yayla köyünde kalan Sevim halam ilkokulu bitirmiş ancak ön görüsü yüksek bir Anadolu kadını, oğlu Hamza’nın okumasını istiyor bana rica etti senin yanında kalsın göz kulak ol eğitimi boyunca sütün yoğurdun benden dedi. Hamza bizim eve yerleşince eve iki günde bir bir güğüm süt geliyordu ve biz de eve her gelene süt ikram ediyorduk. Kayseri’nin de adı çıkmış olay olmuyor sakin memleket öğrencilerin sıklıkla tercih ettiği bir şehir. Bizim evin sütü meşhur oluyor. 27 sene önce Ali İhsan Dokucu ve kankası Orhan Gökşen beraber Kayseri Tıp Fakültesini kazanıp bir şekilde bizim eve geldiler ve bizim evden Halamın o güzel sütünü içtiler. Orhan kardeşimin tabiriyle o süt bizi birbirimize bağlanmamızın başlangıcı oldu. Ali İhsan ve Orhan İstanbul çocuğu olarak Kayseriye geldikleri için orada hemen farklılıklarını hissettirdiler. Her iki arkadaşım da yaz tatillerini İstanbulda çalışarak geçirdikleri için ailelerinden para istemeden eğitimlerini sürdürdüler. Eğitim hayatı boyunca devamlı ve sonraları zaman zaman irtibatımız devam etti. Yıllar sonra yollarımız bir şekilde Şişli Etfal EAH de kesişti. Çocuk cerrahisi şefi olarak buraya geldiğinde Hastane’de en yakınen tanığı arkadaşı bendim. Şimdi de halef selef olarak yollarımız tekrar birleşiyor. Umarım dostluğumuz ölene kadar devam eder.

Dr Ali İhsan Dokucu genç atak hırslı çalışkan bir insandır. İnisiyatif almayı sever ve inisiyatifini aldığın işin sorumluluğunu alır, sonucu ne olursa olsun kabullenir yan çizmez,
bahane üretmez. Duygusaldır. Kırılgandır. Çabuk incinir. Mesleğini cerrahiyi çok sever. Kendisi Eyüp mahalle mektebinden mezun olmasına rağmen hırsı ve çalışkanlığı ile Fransızca öğrenip Pariste çocuk cerrahisi ihtisası yaptı parlak bir kariyer için başlangıç yaptı. Başarılı bir kariyerle bugünlere geldi. Müdürlük görevini kabul etmesi de oldukça sancılı geçti. Bu makamlarda gözü olmadığını biliyorum. Büyük bir fedakarlık gösterdi, önemli hizmetlere vesile olacağına inancım tamdır. Başarılı olması için elimizden geleni yapacağız. Bu destek nedir derseniz herkesin kendi evini temiz tutarsa şehir temiz olur sözünü hatırlatarak cevap vermek isterim. Şişli Etfal EAH hastanın aciline gelen, polikliniğinde ve servisinde tedavi olan bir hasta bu kuruma ve çalışanlarına teşekkür ederek ayrılırsa o zaman müdürümüz de koltuğunda rahat oturacaktır. Kendisine yeni görevinde başarılar diler ailesine kendisine sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.
Saygılarımla

Prof.Dr. Suat Turgut
Şişli Etfal EAH Başhekimi