TEBLİĞ
Maliye
Bakanlığından:
TEDAVİ YARDIMINA İLİŞKİN UYGULAMA
TEBLİĞİ
(Sıra No.: 8)
1. Amaç, kapsam ve
dayanak
1.1.
Amaç
Bu Tebliğin amacı; kapsama dâhil hak sahiplerinin sağlık
kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine ait ücretler ile tedavi yardımına
ilişkin işlemlerde, kurumlararası uygulama birliğinin sağlanması, geri ödeme
kriterlerinin ve bunlara ilişkin esas ve usullerin tespit
edilmesidir.
1.2.
Kapsam
Bu Tebliğ hükümleri;
a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci ve ek geçici 9 ile 16 ncı maddeleri kapsamına giren personel ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
b) 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu kapsamında bulunan personel (Erbaş ve erler bu Tebliğ hükümleri haricindedir. Erbaş ve er reçeteleri ile ilgili olarak şahıslara mali külfet getirmemek koşuluyla gerekli düzenlemeler Milli Savunma Bakanlığınca yapılacaktır) ile bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
c) 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun kapsamındaki hak sahipleri, (3816 sayılı Kanun ile Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla),
hakkında uygulanır.
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kurumlarda çalışan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık kurumlarında yapılan tedavilerinde de bu Tebliğ esaslarına göre işlem yapılır.
1.3.
Dayanak
Bu Tebliğ; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 5234
sayılı Kanunla değişik 209 uncu maddesi, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
10 uncu maddesine 5234 sayılı Kanunla eklenen (p) ve (r) bendleri, Devlet
Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği ile kapsama dahil
kişilerin tedavi yardımı sağlanmasına ilişkin ilgili diğer mevzuatları hükümleri
çerçevesinde düzenlenmiştir.
2. Hasta sevk
işlemleri ve tanımlar
2.1.
Kısaltmalar
Bu Tebliğde geçen;
Yönetmelik: Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliğini,
TEB: Türk Eczacıları Birliğini,
ifade eder.
2.2 Sağlık kurum ve kuruluşlarının
tanımı
Birinci basamak resmi sağlık
kuruluşu: Resmi kurum hekimlikleri,
sağlık ocağı, verem savaş dispanseri, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması
merkezi, sağlık merkezi, toplum sağlığı merkezleri ile aile hekimliği sözleşmesi
yapmış aile hekimleri, 112 acil sağlık hizmeti birimi, üniversitelerin
mediko-sosyal birimleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin birinci basamak sağlık
üniteleri, birinci basamak resmi sağlık kuruluşları olarak kabul
edilir.
Birinci basamak özel sağlık
kuruluşu: Ayakta Teşhis ve Tedavi
Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan özel
poliklinikleri, Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık
Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan ağız ve diş sağlığı hizmeti
veren özel sağlık kuruluşları, birinci
basamak özel sağlık kuruluşları olarak kabul edilir.
İkinci
basamak resmi sağlık kurumu:
Eğitim
ve araştırma hastanesi olmayan devlet hastaneleri, özel dal hastaneleri ile bu
hastanelere bağlı semt poliklinikleri, entegre ilçe hastaneleri, Sağlık
Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri, tıp fakültelerinin bulunduğu
ilin dışında yer alan uygulama ve araştırma merkezleri (üniversite hastaneleri),
ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve araştırma hastanesi olmayan
hastaneleri, ikinci basamak resmi sağlık kurumları olarak kabul
edilir.
İkinci basamak özel sağlık kurumu: Özel Hastaneler Yönetmeliğine göre ruhsat almış hastaneler ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan tıp merkezleri, özel dal merkezleri ikinci basamak özel sağlık kurumları olarak kabul edilir.
Üçüncü
basamak sağlık kurumu: Eğitim ve
araştırma hastaneleri, özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri, üniversite tıp
fakültelerinin bulunduğu ilde kurulu sağlık uygulama ve araştırma merkezleri
(üniversite hastaneleri) ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri ve
üniversitelerin diş hekimliği fakülteleri, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı tıp
fakültesi hastanesi ile
eğitim ve
araştırma hastaneleri, üçüncü basamak sağlık kurumları olarak kabul edilir.
2.3.
Tedavi kategorileri
Yatarak tedaviler; sağlık kurumlarında yatış ve taburcu işlemi yapılarak uygulanan tedaviler, yatarak tedavi olarak değerlendirilir.
Aşağıda belirtilen ve sağlık kurumlarında yatış ve taburcu işlemi
yapılmadan, 24 saatlik zaman dilimi içinde yapılan tedaviler, günübirlik tedavi olarak
değerlendirilir.
Günübirlik tedavi kapsamındaki işlemler;
a) Kemoterapi tedavisi,
b) Radyoterapi tedavisi (radyoterapi tedavi planlaması hariç),
c) Genel anestezi, bölgesel anestezi, intravenöz veya inhalasyon ile sedasyon gerçekleştirilen tanısal veya cerrahi tüm işlemler,
ç) Diyaliz tedavileri,
d) İntravenöz ilaç infüzyon uygulaması.
Ayaktan tedavi; yukarıda açıklanan durumlar dışında
kalan ve hastaların sağlık kurum ve kuruluşlarında veya bulunduğu yerde
yatırılmaksızın sağlık hizmetlerinin sağlanması, ayaktan tedavi olarak kabul
edilir.
2.4. Sevk işlemleri
5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun gereği aile
hekimliği uygulamasına geçilen illerde, öncelikle aile hekimine başvurulması,
aile hekimince lüzum görülmesi halinde ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumlarına aile hekimince sevkin yapılması teşvik edilecektir. Pilot
uygulamanın sağlıklı bir şekilde yerleşmesini temin etmek ve sağlık hizmetlerine
erişimi engellememek amacıyla bu süreçte aile hekimliği uygulamasına başlanan
illerde sevk zorunluluğu olmayıp sevk işlemleri bu maddedeki diğer hükümlere
göre yapılabilir.
Aile hekimliği uygulaması
bulunmayan illerde, aktif çalışanlar, kurumu tarafından yeterli sayıda nüshalı
hasta muayene istek formu ile var ise kurum tabibine gönderilecek, kurum
tabibinin gerekli görmesi halinde ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumuna
sevk edilebilecektir. Kurum tabibi bulunmadığı takdirde aktif çalışanlar, kurumu
tarafından düzenlenen muayene istek formu ile belediye sınırları ve mücavir alan
içinde bulunan birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşuna
doğrudan başvurabilirler. Kurum hekimliği veya diğer birinci basamak sağlık
kuruluşundan ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumlarına yapılacak sevk
işlemlerinde hastane ve hekim adı belirtilmez.
Memurun bakmakla yükümlü olduğu aile
fertleri, kurum hekimliğine veya belediye sınırları ve mücavir alan içerisindeki
birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına kurumu
tarafından düzenlenen muayene istek formu ile birlikte doğrudan veya sevkli
olarak başvurabilirler.
Tıbbi gereklilik halleri dışında muayene ve
tedavi işlemlerinin yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde öncelikle belediye
sınırları ve mücavir alan içinde tamamlanması esastır. Bunun mümkün olmaması
halinde, Yönetmelikteki genel esaslar geçerli olmak üzere, memuriyet mahalli
dışına yapılacak sevk işleminin, bulunulan yerdeki ikinci veya üçüncü basamak
sağlık kurumlarınca hastanın sevk edileceği ilçe veya ilin ismi belirtilerek,
tedavinin sağlanabileceği en yakın yerdeki ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumuna yapılması gerekmektedir.
Bulunulan yer dışında sürekli olarak tedavisi
gereken ve hastane tarafından kontrol amacıyla çağrılan hastalar, bu durumun
sevk evrakı üzerinde veya ayrı bir raporla belgelendirilmesi ve kontrole
çağırılmasına esas olan ilk sevk işleminin usule uygun olması kaydıyla, varsa
kurum hekimliklerince, kurum hekimliği bulunmadığı takdirde birinci basamak
sağlık kuruluşlarınca sevk edilebilirler.
Aynı sevk kağıdı ile bir
sağlık kurumuna müracaat edenlerin ilk muayenesini müteakip yeni bir sevk
kağıdına gerek kalmaksızın değişik bölümlerde aynı sevk kağıdı ile muayene,
tetkik, tahlil ve tedavi olmaları mümkün bulunmaktadır. Bunun için yeterli
sayıda nüsha içeren hasta sevk kağıdının düzenlenmesi ve sağlık kurumlarınca tüm
nüshaların ilk nüsha gibi değerlendirilerek işlem yapılması esastır. Sonraki
muayeneler konsültasyon olarak kabul edilir.
Sağlık kurumlarında yatırılarak tedavi altına alınan hastalar için
üniversite veya eğitim hastanelerinden ilgili dal uzmanı çağırılmak suretiyle
konsültasyon hizmeti alınması durumunda, ikinci bir sevk işlemine gerek
kalmaksızın, konsültasyon ücreti konsültan hekimce düzenlenen epikrize dayalı
olarak tahakkuk ettirilecek faturaya istinaden hastayı yatıran sağlık kurumu
tarafından konsültan hizmeti veren sağlık kurumunun döner sermayesine aktarılır.
Sağlık kurumlarında yatırılarak tedavi altına alınan hastaların
yapılamayan tetkik ve tahlilleri için diğer sağlık kurumlarına sevkinin
gerektiği durumlarda, ikinci bir sevk işlemine gerek kalmaksızın yapılan tetkik
bedeli, hastayı sevk eden sağlık kurumu tarafından tetkiki yapan kurumun döner
sermayesine aktarılır.
Ayakta tedavi gören hastalara
ait sevk evrakının hastalara verilen suretlerine (tek hekim tarafından verilen
istirahat raporlarına ilişkin sevk evrakı hariç) muayene ve tedavi işlemlerinin
tamamlanması sonrasında, kurum başhekiminin onayı ve mühür tasdik işlemi
yapılmayacaktır.
Sevk işlemleri, şehir içi sevklerde 3 (üç) işgünü, şehir dışı sevklerde 5
(beş) işgünü geçerlidir.
2.5. Yol masrafı ve
gündelikler
Tedavi amacıyla memuriyet mahalli dışına sevk edilenlere
6245 sayılı Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi hükümlerine göre yol
masrafı ve gündelik ödenir. Gündelik, tedavinin başlamasına kadar geçecek günler
( bu süre beş günü geçemez.) ile sağlık kurumu tarafından öngörülmesi kaydıyla
ayakta tedavi gördüğü günler için verilir. Yatarak tedavide geçen süreler için
gündelik ödenmez.
Memuriyet mahalli dışına sevk işleminde yol masrafı, hastanın bulunduğu yer ile sevk edildiği sağlık kurumunun bulunduğu yer arasındaki mutat taşıt ücreti esas alınarak ödenecektir. Ancak, sağlık kurumunca hastanın memuriyet mahalli dışına sevk işlemi sırasında ilgili hekim tarafından, hastalığın ne olduğu, mutat taşıt ile seyahat edememe ve ambulans veya uygun görülen herhangi bir taşıtla gitmesinin gerekçelerini belirten ayrı bir rapor düzenlenmesi ve bu raporun başhekimlik tarafından da onaylanması halinde ambulans ücreti veya uygun görülen taşıt bedeli ilgilinin kurumunca ödenecektir.
Ayrıca bunlara anılan Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrasına göre yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirmeleri halinde, belge bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ödenecektir.
Sağlık kurumuna ait ambulans ile memuriyet mahalli dışına yapılan hasta nakil ücreti ve acil ambulans ücreti hastanın kurumunca 07/12/2006 tarih, 26369 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları İle Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği”nin 28 inci maddesi gereği belirlenen fiyatlar dikkate alınmak ve rayiç bedeli aşmamak üzere ödenir. Ancak, hasta nakillerinde hastanın ambulansla sevkinin gerekliliğinin ilgili hekim tarafından tevsiki gerekmektedir.
Resmi sağlık kurum ve kuruluşları arasındaki hasta nakilleri ile diyaliz ve kemoterapi tedavileri için hasta naklinde kullanılacak hasta servis hizmetleri, ilgili mevzuat çerçevesinde döner sermaye imkanları ile karşılanabilir.
2.6. Eşlik etme
zorunluluğu
Hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere
gönderilmesi durumunda, yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğunun
hastayı gönderen sağlık kuruluşunun raporunda veya hasta sevk kağıdı üzerinde
belirtilmesi ve raporun veya sevk kağıdının başhekimlik
tarafından imzalanması halinde, hastaya biri eşlik ettirilir. Eşlik eden
kimseye de memurun bağlı olduğu kurumca 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine
göre harcırah ödenecektir.
3. Acil vakalarda
tedavi
Yönetmeliğin 15 ve 25 inci maddelerine göre, vakanın
acil olması nedeniyle gerekli başvurma ve yollama işlemleri yapılmadan doğrudan
sağlık kurum ve kuruluşunca tedavi sağlandığı takdirde, tedavi giderlerinin
ödenebilmesi için hastanın taburcu edildiği tarihten itibaren lüzumlu işlem ve
belgelerin usulü dairesinde;
a) Yurt içinde (resmi tatil günleri hariç) 30 gün,
b) Yurt dışında 90 gün,
içerisinde hazırlanıp ilgili kuruma verilmesi gerekmektedir.
Acil haller; ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda, olayın meydana gelmesini takip eden 24 saat içinde en yakın sağlık kurum veya kuruluşuna başvurulmasını gerektiren ve ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığında hayatın ve/veya sağlık bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul edilen durumlardır.
Acil vakalara ilişkin tedavilerde, sağlık kurumu tarafından verilen hizmetlerin bedelleri Tebliğ eki “Paket İşlem Fiyat Listesi”nde (EK–9) yer alması durumunda bu liste fiyatları, bu fiyat tarifesinde yer almıyorsa Tebliğ eki “Sağlık Kurumları Fiyat Listesi” (EK–8) esas alınarak ödenir. Acil haller dışında Maliye Bakanlığı ile sözleşme imzalamayan sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilere ait bedeller ödenmez.
4. Yurt dışına
tedaviye gönderme
Yurt içinde tedavisinin mümkün olmadığı anlaşılan hastalıkların
tedavisinin yurt dışında yaptırılmasına ilişkin uygulama; 211 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5434
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapan 29/7/1998
tarihli ve 4375 sayılı Kanun ile bu Kanunun 4 üncü maddesi gereğince, 11/8/1999
tarihli ve 23783 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 9/7/1999 tarihli ve
99/13144 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Kamu Personeli ve
Bunların Emeklilerinin Yurt Dışında Tedavilerine İlişkin Yönetmelik” esaslarına
göre yürütülecektir.
Söz konusu düzenlemeler uyarınca hastaların tedavi için yurt dışına gönderilmeleri; Sağlık Bakanlığınca yetkili kılınan hastanelerin sağlık kurullarınca (EK–1/B) de belirtilen formata uygun olarak düzenlenen raporların, aynı Bakanlıkça Ankara’da belirlenen bir hastanece teyit edildikten sonra adı geçen Bakanlıkça onaylanması şartına bağlıdır.
Yurt dışı tedavilerine ilişkin sağlık kurulu raporlarında; Türkiye’de
tedavisi yapılamayan ancak, yurt dışında yapılması mümkün olan hastalık açık
olarak yazılacak, hastalığa ilişkin klinik bulgular ve laboratuar bulguları,
radyolojik ve görüntüleme ile ilgili bulgular, tedavinin Türkiye’de yapılamama
gerekçeleri belirtilecek, karar bilimsel/tıbbi gerekçelere dayandırılacak ve
verilen kararlarda “ileri teknoloji ile tedavi gerekli vb gibi” ifadeler
kullanılmayacaktır. Raporlarda, memurun ve hastanın adı-soyadı, memura yakınlık
derecesi, çalıştığı kurum, dosya ve protokol numarası, raporu veren anabilim
dalı/bilim dalı/klinik adı belirtilecektir. (EK–1/B rapor
örneği).
Yurt dışı tedavileri için sağlık kurulu raporu
düzenlenmesi amacıyla oluşturulacak resmi sağlık kurullarına; en az biri ilgili
dal uzmanı olmak kaydıyla üniversite hastanelerinde 5 öğretim üyesi, eğitim ve
araştırma hastanelerinde 5 klinik şefi veya şef yardımcısı, (EK–1)’de yer alan
diğer hastanelerde 5 uzman hekim bulunması zorunludur.
Yurt dışı tedavilerine ilişkin raporların Sağlık
Bakanlığınca (ilgili personel için Milli Savunma Bakanlığınca) onaylanmasından
itibaren 3 ay içinde yurt dışına çıkmak üzere işlem yapılmayan raporların
yenilenmesi gerekir. Yurt dışına çıkış sonrasında yurt dışında kesintisiz tedavi
süresi azami 1 yıldır.
Yurt içinde tedavilerinin sağlanamayacağı anlaşılanların
tedavi için yurt dışına gönderilmeleri hususunda Sağlık Bakanlığınca yetkili
kılınan tam teşekküllü hastaneler ile bu hastanelerce düzenlenen raporları teyit
edecek hastane adları (EK–1) sayılı listede
gösterilmiştir.
Yurt dışında doku veya organ nakli amaçlı sağlık kurulu
raporunun, Sağlık Bakanlığınca ruhsatlı (EK–1/C) de belirtilen yetkili doku ve
organ nakli merkezlerinden alınması zorunludur.
Yurt dışına tedavi amacıyla gönderilenlerin tedavi süreci kurumlarınca izlenerek Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun işlem tesisi yönünde azami hassasiyet gösterilecektir. Her bir yurt dışı tedavisi sonrasında hastaların yurda dönmelerini müteakip Tebliğe ekli çizelge (EK–1/A) doldurularak Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığına bildirilecektir.
Yurt içinde mümkün olmayan kemik iliği nakli haricindeki organ nakli işlemleri yurt dışında uzun bekleme sürelerini gerektirdiğinden, hastaların yurt dışındaki ilk tetkiklerinin tamamlanmasını müteakip uygun organ teminine kadar geçecek süredeki tetkik ve tedavileri yurt içinde yapılacaktır. Uygun organ temini üzerine hasta, yeni bir sağlık kurulu raporuna ihtiyaç duyulmadan nakil işlemi için yurt dışına gönderilecektir. Bu konudaki gerekli koordinasyon işlemi, hastanın kurumu tarafından Sağlık Bakanlığı nezdinde yürütülecektir.
5. Diş tedavileri
5.1. Resmi sağlık
kurum ve kuruluşlarında yapılacak diş tedavileri
5.1.1. Diş
tedavileri ile ilgili sevk işlemlerinde, Yönetmeliğin 8 inci maddesinde
belirtilen hastanın hastane veya sağlık merkezlerine yollama işlemlerinde
üzerinde ağız şeması bulunan hasta yollama kâğıdı kullanılacaktır. Kurumlar, söz
konusu sevk kâğıdını Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünden veya kendi
imkânları ile sağlayacaklardır.
5.1.2. Resmi sağlık kurumlarında yapılan diş tedavileri için (EK–7) sayılı listede yer alan “Diş Tedavileri Fiyat Listesi” uygulanacaktır.
5.1.3.
Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre yurt dışında
tedavi giderleri karşılananlar ile tedavi amacıyla yurt dışına gönderilenlerin
tıbbi lüzum üzerine yaptırdıkları diş tedavileri sonucu doğan
giderlerden;
a) Diş çekimi, kanal tedavisi, diş dolguları ve travma sonucu oluşan çene defektlerine yapılan cerrahi müdahalelerle, protez tamirlerine ait tedavi bedellerinin aynen ödenmesi,
b) Diğer diş tedavilerine ait giderlerin ise, (EK–7) sayılı listede yer alan fiyat tarifesindeki fiyatlara %100 ilave edilmek suretiyle bulunacak miktarın esas alınması, transferi halinde ise bu Tebliğin yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas alınmak suretiyle bulunacak miktarın döviz karşılığı tutarları kadarının ödenmesi,
gerekmektedir.
5.1.4. Resmi sağlık kurumunda
veya personelin bağlı olduğu kurum bünyesinde kurulan diş protez ünitesindeki
tedavi sırasında yapılamadığının belgelendirilmesi ve tedaviyi yapan sağlık
kurumunun faturasında yer almaması şartıyla, resmi sağlık kurumlarından ilgili
mevzuat hükümlerine dayanılarak başhekimliklerce, üniversitelerde ise
dekanlıklarca organize edilerek yaptırılan akrilik veya seramik veneer kron,
hassas tutuculu kron, implant üstü kron v.b. metal destekli tek parça kron ve
tek parça döküm kron için (malzeme dahil) 11 YTL, alt-üst çene iskelet dökümü
için (malzeme dahil) 43 YTL döküm işçilik ücreti ödenecek, bunu aşan kısmı ise hasta tarafından
karşılanacaktır.
Personel yetersizliğinden dolayı bölümlü ve tam protez
taleplerinin kısa sürede karşılanamaması ve randevu sürelerinin uzaması
durumunda, hasta yararı gözetilmek suretiyle istekli olan kişilerin kendi
talepleri doğrultusunda ve bedelini kendilerinin ödemesi kaydıyla, bölümlü ve
tam protez laboratuar iş ve/veya işlemleri resmi sağlık kurumlarında ilgili
mevzuat hükümlerine dayanılarak başhekimliklerce, üniversitelerde ise
dekanlıklarca organize edilerek yaptırılabilir.
Serbest diş hekimliklerinde yaptırılan tedaviler için
ayrıca döküm işçilik ücreti ödenmeyecektir.
5.1.5. Diş
tedavileri sırasında; altın, platin, palladyum+platin, irrudyum+platin, iropal
gibi kıymetli madenler ile argenco 23, bego gold EWL ve polliag-M gibi
bileşiminde kıymetli maden bulunan maddeler kullanılması zorunlu olsa dahi,
Yönetmeliğin 31 inci maddesine göre hiçbir şekilde
ödenmeyecektir.
5.1.6. Kemik içi dental implantların bedelleri ödenmez. Ancak, maksillofacial travma ve tümörler sonucu aşırı kemik kaybı olan ya da damak yarığı gibi deformiteleri olan hastalar ile rutin tedavilerle başarılı olunamayan rezorbe alt-üst çene vakalarında (en az 2 en fazla 4 implant ile sınırlı kalmak koşuluyla) klasik protez ile çözülemeyen ve implant tedavisinin zorunlu olduğunun üniversite diş hekimliği fakültelerinden cerrahi, protez ve periodontoloji anabilim dallarından en az birer öğretim üyesinin katılımıyla oluşacak bir heyet tarafından karara bağlanması ve kaç ünite yapılacağının belirtilmesi şartıyla bu Tebliğin eki (EK-7) Diş Tedavileri Fiyat Listesindeki tedavi bedeli ile implant malzemesi bedeli olarak (her ünite için) 90 YTL ödenir. Bu bedelin üzerindeki malzeme bedelleri hastalarca karşılanır.
5.2. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında
diş tedavisi
5.2.1. Özel sağlık kurum ve
kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan tedavi giderlerinin ödenebilmesi için
Tebliğin bu bölümünde belirtilen sevk usul ve esaslarına uyulması zorunludur.
Diş tedavisi amacıyla özel sağlık kurum ve kuruluşlarına doğrudan yapılan
başvurularda tedavi gideri ödenmez.
5.2.2. Yönetmeliğin 8 ve 10 uncu maddelerinde, özel sağlık kuruluşları sayılan serbest hekimliklere sevk ilke olarak öngörülmemiştir. Bu nedenle, diş tedavileri için hastaların kendilerine en yakın resmi sağlık kurumlarına sevk edilmeleri gerekmektedir. Ancak, diş tedavisi sırasında karşılaşılan güçlükler dikkate alınarak Tebliğ kapsamında yer alan kişilerin, doğacak fiyat farkını kendilerinin ödemesi kaydıyla, kendilerinin talepleri üzerine serbest diş hekimliklerine, aşağıda belirtilen esaslara göre sevkleri yapılabilecektir.
5.2.3. Diş tedavisi için sevk edildiği resmi sağlık kurumunda herhangi bir sebeple kron ve protez tedavisine 90 gün, dolgu tedavisine 30 gün, diğer diş tedavilerine ise 45 gün içinde başlanamayacağının ilgili diş hekimi tarafından belirtilmesi ve aynı sağlık kurumu başhekimi tarafından onaylanması suretiyle istekli olan hastaların serbest diş hekimliklerine veya özel sağlık kurum / kuruluşlarına sevkleri yapılabilecektir. Ancak, bunun için kurumca gönderildiği resmi sağlık kurumu diş hekimi tarafından hasta muayene edilip teşhis konulduktan sonra, yapılması gereken bütün tedaviler ve boşlukların ayrıntılı olarak belirlenmesi ve hangi dişin tedavi edileceğinin ağız şeması üzerinde işaretlenmesi gerekmektedir.
Yalnız çocukluk ve okul çağı olarak kabul edilen 5–15 yaş grubundaki çocuklarda yer tutucu ve ortodontik tedaviler ile 6 ve 12 yaş (1. ve 2. daimi büyük azı) dişlerinin tedavilerinde (münhasıran kanal, dolgular) 90 günlük süre kaydı aranmaz ve birinci basamak resmi sağlık kuruluşunda görevli diş hekimlerince de yukarıda belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde serbest diş hekimliklerine veya özel sağlık kurum/kuruluşlarına sevkleri yapılabilir.
Yukarıda belirtilen diş tedavilerine ait giderlerin ödenebilmesi
için, tedavi sağlandıktan sonra sevk kağıdında belirtilen tedavinin
yapıldığının, kurumun diş hekimi veya sevki yapan resmi kurum veya kuruluştaki
diş hekimlerince onaylanması zorunludur.
5.2.4. Resmi sağlık kurumu
bünyesinde diş hekimi bulunmayan ilçelerde serbest diş hekimi bulunması halinde,
resmi sağlık kurumu başhekimi tarafından serbest diş hekimliklerine veya özel
sağlık kurum veya kuruluşlarına sevk yapılabilecektir. Bu şekilde sağlanan
tedavilerde, sevk kağıdında ve faturada/serbest meslek makbuzunda belirtilen
tedavinin usulüne uygun yapıldığının ilçenin bağlı olduğu bölge diş hekimleri
odasının temsilcisi tarafından onaylanması gerekmektedir. Özel kurumlarda
tedaviyi yapan diş hekiminin oda temsilcisi olması halinde, onaylama işlemi en
yakın yerdeki oda temsilcisi tarafından yapılacaktır.
5.2.5. Hastaların doğacak fiyat
farklarını kendilerinin ödeyeceğini beyan ederek yapılan sevkler üzerine,
yukarıda (5.2.3.) ve (5.2.4.) numaralı bentlerde belirlenen usullere uygun
olarak serbest diş hekimliklerinde veya özel sağlık kurum/ kuruluşlarında
yaptırılan teşhis, tedavi veya proteze ilişkin giderlerden (EK–7) sayılı listede
yer alan diş tedavileri fiyat listesindeki kadarı karşılanacak, bunu aşan kısmı
ise hasta tarafından ödenecektir.
5.2.6. Bu Tebliğin eki “Diş Tedavileri Fiyat Listesi”nde (EK–7) tespit edilen, beher kron için 40 YTL ve alt ve üst çenede tam protez için 300 YTL esas alınmak suretiyle, serbest diş hekimliklerinde veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında yaptırılan kron ve proteze ilişkin giderlerden;
1- Tek çenede kronlar ile protezin (seramik kron ve protez dahil) birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması halinde toplam olarak 150 YTL,
2- Alt-üst çenede kronlar ile protezin (seramik kron ve protez dahil) birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması halinde toplam olarak 300 YTL,
üzerinden ödeme yapılacaktır.
En son tedavi tarihi esas alınarak bir yıl içinde
yeniden kron ve protez yaptırılması halinde, bu tedavilerin bir yıllık toplamı
için ödenecek tutar yukarıda belirtilen miktarları hiç bir şekilde
geçemez.
5.2.7. Bu Tebliğin (5.2.6.) bendinde yer alan sınırlama sadece kron ve protez bedelleri için getirilmiş olup, diğer diş tedavilerine ait giderler anılan listede yer aldığı şekilde karşılanacaktır. Ancak, anılan listede (*) işaretli olan tedavilere ait giderlerin karşılanabilmesi için, tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.
5.2.8. Serbest diş hekimliklerinde yaptırılan diş tedavileri için yukarıdaki esaslara göre ödenecek tutarlar azami tutarlar olup, bunun dışında hastaya serbest diş hekimliklerine gidiş-geliş için harcırah veya benzeri herhangi bir ödeme yapılmayacaktır.
5.2.9. Aynı yerde birden çok resmi sağlık kurumu bulunması halinde, memurların diş tedavilerini serbest diş hekimliklerinde veya özel sağlık kurum/kuruluşlarında yaptırabilmeleri için, tedavilerinin o yerde bulunan ve bünyesinde diş hekimi olan resmi sağlık kurumlarının sadece birinde yapılamayacağının belgelendirilmesi yeterlidir.
5.2.10. Serbest diş hekimlikleri
veya özel sağlık kurum/kuruluşlarında yapılan diş tedavileri sonucunda yapılacak
ödemeler sırasında, tedavinin bir bölümünün resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında
yapılmış olabileceği de dikkate alınarak gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe
yetkililerince gerekli itina gösterilecek ve mükerrer ödemelere sebebiyet
verilmeyecektir.
5.2.11. % 40 ve üzerinde özürlü kişiler, diş tedavileri için özürlülük durumunu belgelendirmek suretiyle, tüm sağlık kurum ve kuruluşlarına veya serbest diş hekimliklerine doğrudan başvurabilirler. Ancak başta zihinsel özürlü olmak üzere iletişim kurulamayan veya algılama güçlüğü yaşanan özürlü kişilerin diş tedavileri lokal anestezi altında gerçekleştirilemiyorsa ve genel anestezi altında müdahale gerekliliği söz konusu ise tedavinin, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanının sorumluluğunda genel anestezi altında cerrahi müdahale uygulanabilen, asgari tıbbi malzeme ve ilaçların bulunduğu genel anestezi ile müdahale birimi olan özel sağlık kurumlarında yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak alınan raporun onaylı bir örneği düzenlenecek faturaya eklenecektir.
Bu tür tedaviler için Diş Tedavileri Fiyat Listesinde (EK–7) yer alan fiyatlar geçerlidir.
5.2.12. Hastalar, başvurdukları
sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli ilgili hekim tarafından, diş tedavileri
yapılmak üzere, hekimin kendisinin, eşinin veya bunların ortaklarının özel
muayenehanelerine/özel sağlık kurum ve kuruluşlarına sevk edilemezler. Bu şekilde, sevki yapan ve tedaviyi
sağlayan hekimin aynı olduğu veya eşi veya ortakları tarafından yapıldığı
belirlenen tedavilere ait giderler ödenmeyecektir. Tek özel diş hekiminin veya
özel sağlık kurum veya kuruluşunun bulunduğu yerleşim birimlerinde bu tür
sevkler en yakın diğer bir yerdeki başka bir sağlık kurumuna yapılacaktır.
6. Göz tedavileri
6.1. Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince göz hastalıkları uzman hekimleri (ihtisas yapmakta olan hekimler dâhil) tarafından düzenlenen reçeteye dayanılarak alınacak gözlük camları ile çerçevenin temininde aşağıdaki açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.
6.2. Gözlük camlarının temininde, bu Tebliğe ekli “Gözlük Camları Fiyat Listesi” (EK–6) esas alınacak ve ödemeler buna göre yapılacaktır. Cam bedelleri, çerçeve bedeli ile birlikte gözlükçü tarafından ilgilinin kurumuna fatura edilecektir. Reçeteye renkli gözlük camı yazılması halinde, numarasına uygun olarak beyaz cam fiyatı üzerinden ödeme yapılacaktır.
6.3. Hatalı
gözlük camı verilmesinin ya da reçeteye yazılan gözlük camı yerine farklı
diyoptrili cam verilmesinin ortaya çıkaracağı sonuçlardan camı veren gözlükçü
sorumludur. Bu duruma neden olan gözlükçülerden bir daha gözlük camı temin
edilmez.
6.4. Gözlük camlarına ilişkin her çerçeve için 40 YTL ödenecektir.
6.5. Gözlük camlarının temininde Tebliğ ekinde (EK–6) yer alan liste muhteviyatı uygulanır. Hasta tarafından bu listedeki camlar dışında ayrı çap, cins, marka ve fiyatta cam istenmesi halinde, alınan reçeteye göre Tebliğe ekli “Gözlük Camları Fiyat Listesi”ndeki normal camların tutarı kadarı kurumunca karşılanacak, bu miktarı aşan kısmı ile renk, degrade ve antireflo farkı ise ilgiliden alınacaktır.
6.6.
Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre yurt dışında
tedavi giderleri karşılananlar ile tedavi amacıyla yurt dışına gönderilenlerin
yurt dışında temin edilen gözlük camları ve çerçeveleri; bu Tebliğde yer alan
fiyatlara % 100 ilave edilmek suretiyle bulunan miktarlar esas alınarak
karşılanacak, transferi halinde ise bu Tebliğin yürürlüğe girdiği günkü kurlar
esas alınmak suretiyle bulunacak miktarların döviz karşılığı tutarları
ödenecektir.
6.7. Kurumlar, göz tedavisi sonucunda öngörülen cam ve çerçeve bedellerinden, hangisinin ödeneceğini, hastanın sağlık karnesine işlenmiş olan eski cam ve çerçeve kayıtlarını da dikkate alarak belirleyecektir. Hastalara sağlanacak gözlük çerçevelerinin Sağlık Bakanlığınca yürürlüğe konulan Tıbbi Cihaz Yönetmeliğine uygun olması gerekmektedir.
Yönetmelik gereğince gözlük cam ve çerçevesine ilişkin
reçetelerin sağlık karnesine işlenmesi için kurum hekimliklerine ibrazı
zorunludur. Kurum hekimleri sağlık karnesine gerekli kaydı yaparken alınan cam
ve çerçevenin reçete muhteviyatına uygunluğunu kontrol etmekle yükümlüdürler.
Yönetmeliğin 37 nci maddesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri
İç Hizmet Yönetmeliğinin 308 inci maddesine göre gözlük camı ve çerçevesi ile
çerçeve bedeli ilgili şahsın sağlık karnesine ve/veya sağlık fişlerine
alındıkları tarih belirtilmek suretiyle işlenecektir. Kurum gerçekleştirme
görevlileri ve muhasebe yetkilileri bu hususa titizlikle uyacaklardır.
6.8. Gözlük camı ve çerçeveleri 2 yılı geçmeden yenilenemez. Ancak sağlık zarureti görülmesi dolayısıyla gözlük cam numaraları değiştiği takdirde, 6 aydan az olmamak kaydıyla reçeteye dayanılarak alınan yeni gözlük camlarının bedeli kurumca ödenir.
6.9. Gözlük camlarının ve çerçeve ücretlerinin hasta tarafından ödenmesi halinde, gözlükçüden alınacak fatura kuruma verilmek suretiyle yukarıdaki esaslara göre belirlenen cam ve çerçeve bedelleri kurumunca ilgiliye ödenecektir.
Göz hastalıkları uzmanı hekimce düzenlenen sağlık raporu
ile zorunlu görülmesi şartıyla puva, prizmatik ve teleskopik gözlük camları,
Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilen fiyatları aşmamak üzere
ödenecektir.
6.10. Aşağıda belirtilen tıbbi endikasyonların varlığında, göz hastalıkları uzman hekimi tarafından sağlık raporu düzenlenmesi halinde kontakt lens bedeli ödenir.
Lenslerin yenilemesine ait ödemeler, alış tarihinden itibaren 12 ay geçmeden yapılamaz. Bu süre içerisinde ayrıca gözlük cam ve çerçeve bedeli ödenmez.
Bir çift kontakt lens için ödenecek tutar 50 YTL’ nı geçemez.
Kontakt lens solüsyonlarının bedelleri karşılanmaz.
6.11. Kontakt lens bedeli ödenecek tıbbi durumlar:
· Keratokonüsler,
· 7 ve 7 diyoptriden yüksek miyopiler ile 3–4 diyoptriden fazla hipermetroplar,
· İki göz sırasında en az 3 diyoptri fark olan anizometroplar,
· Düzeltilemeyen mixt astigmatizmalar,
· Tek taraflı afaki operatuvar vakalar,
· Kornea hastalıklarında (Bülloz keratopati, kornea ülseri)
6.12 Kurum ve
kuruluşlar, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak
faaliyetlerini sürdüren ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile optik sözleşmesi imzalayan
optikçilerden/firmalardan personelin gözlüklerini temin
edeceklerdir.
7. Organ ve doku
nakli tedavileri
Yönetmeliğin 3 üncü maddesi gereğince, tedavi
giderlerinden yararlananların, hastalanıp organ nakline gerek görülmesi halinde,
2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında
Kanun hükümleri dikkate alınmak şartıyla, verici durumunda bulunan kimselerin bu
işlemle ilgili tedavi giderleri, Yönetmeliğin kapsamına girip girmediklerine
bakılmaksızın alıcı durumundaki hastaların kurumu tarafından aynen
ödenecektir.
Organ nakli tedavileri, bünyesinde “Organ Nakli Merkezi” bulunan sağlık kurumlarında gerçekleştirilecektir.
Yurtiçinde veya yurtdışında organın bulunması halinde organın bulunduğu yere en kısa sürede ulaşabilmelerinin temini veya gerek yurtiçi gerekse yurtdışında bulunan organın, organ nakli yapılacak merkezin bulunduğu yere getirilmesi için kullanılacak mutat vasıta, özel uçak veya helikopter ile ilgili nakliye/transfer masrafları hastanın kurumunca karşılanır.
Organ nakli için, hastanın ve/veya organın, naklin yapılacağı organ nakli merkezine ulaştırılmasıyla ilgili olarak, Ulusal Koordinasyon Merkezi veya Bölge Koordinasyon Merkezi tarafından, ulaşım aracı belirlenerek tutanak altına alınacaktır. Nakliye/transfer bedelinin ödenebilmesi için söz konusu tutanağın nakliye/transfer faturasının ekinde gönderilmesi gerekmektedir.
Sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilere kadavradan organ naklinde, kadavradan organ alımının, naklin yapıldığı sağlık kurumunca yapılması ve fatura edilmesi halinde, Tebliğ eki EK-9 Listesinde P911145 kodu ile yer alan “transplantasyon için kadavradan organ alımı” işlem bedeli ödenir. Kadavradan organ alımının nakli yapan sağlık kurumunca yapılmaması durumunda organ alımının yapıldığı sağlık kurumunca, organın sağlık yardımlarından yararlandırılan kişiye nakil yapıldığının belgelenmesi ve Kuruma fatura edilmesi halinde, söz konusu işlem bedeli, organ alımının yapıldığı sağlık kurumuna Tebliğ eki EK–9 Listesinde P911145 kodu ile yer alan “transplantasyon için kadavradan organ alımı” işlemi üzerinden ödenir.
Kemik iliği nakli tedavilerinde, hastaların anne, baba, kardeş ve çocuklarından HLA doku grubu uyumlu vericisi bulmak amacı ile yapılan doku uyumluluk testlerinin giderleri (düşük rezolüsyon DNA veya serolojik testler) ile bu adaylar arasından uygun vericisi bulunamayan hastaların toplam 10 adayı geçmemek üzere dördüncü dereceye kadar akrabalarından (dördüncü derece dâhil) ek HLA doku grubu belirleme testlerinin giderleri hastanın kurumu tarafından ödenir.
Aile içi ve/veya genişletilmiş aile taraması sonucu uygun verici bulunamadığı takdirde; Tebliğ eki “Kemik İliği Doku Bilgi Bankaları Listesi”nde (EK–1/Ç) yer alan Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yurt içindeki Kemik İliği Doku Bilgi Bankalarınca, öncelikle yurt içi verici kaynakları taranacak olup tarama sonucu uygunluk gösteren kemik iliği verici adayı bulunamaması veya tarama süresi 1 ayı geçtiğinde, yurt dışı verici kaynaklarının taranmasına da başlanabilecektir.
Yurt içi ön taramalarda belirlenen verici adaylarının, “Doku Tipleme Laboratuarları Listesi”nde (EK–1/F) yer alan Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış laboratuarlarda yapılan yüksek çözünürlüklü DNA testi ile HLA doku grubu doğrulama testleri giderleri, toplam 20 adayı geçmemek üzere hastanın kurumu tarafından karşılanır.
Akraba dışı kemik iliği vericisinin ülkemizde bulunması halinde vericinin ileri testleri, sağlık kontrol masrafları, kemik iliğinin toplanması, saklanması, alınan kemik iliğinin yine Türkiye’deki bir nakil merkezine götürülmesi ve gerektiğinde vericinin ya da kemik iliğinin taşınması için görevlendirilen kuryenin ulaşım ve konaklaması dâhil olmak üzere “yurt içi kemik iliği temini” bedeli olarak 15.000 YTL kemik iliği doku bilgi bankasına fatura karşılığı ödenir.
Tedavisi için kemik iliği nakli gereken ve yurt içinde uygun vericisi
bulunmadığı ülkemizdeki kemik iliği doku bilgi bankalarınca rapor edilen
hastalar için, yurtdışındaki kemik iliği bankaları aracılığı ile 8/8 veya 7/8
doku tipi uyumu gösteren (HLA A, -B, DR düşük çözünürlük ve HLA DR yüksek
çözünürlükte ya da HLA A, -B, C ve DR düşük çözünürlükte) kan örnekleri (bir
defada en fazla 10, toplamda 25 kişiyi geçmemek üzere) beklemeden getirtilerek
Tebliğ eki EK–1/F listesinde yer alan yurt içi laboratuarlarda yüksek
çözünürlükte DNA yöntemi ile HLA doku grubu analizine tabi tutulur. Bu testlerin
ücretleri hastanın kurumu tarafından karşılanır. Bu hüküm, geçmiş yıllarda
gerçekleştirilmiş ancak ödemeleri yapılamamış nakil, tarama ve testler için,
ilgili yıllardaki nakillere, tarama ve testlere ilgi kurularak, 2007 yılında
fatura edilecek nakil, tarama ve test işlemleri için de
geçerlidir.
Uluslararası kemik iliği bankalarından yapılan taramalarda 8/8 veya 7/8 uyumlu verici adayı bulunamayan hastalar için, eğer hastaya nakil yapacak merkez ve hekimi onaylıyorsa daha az HLA uyumu gösteren kordon kanı araştırılır ve uygun bulunursa getirtilir.
Kemik iliği/kordon kanının yurt dışından Türkiye’deki nakil merkezlerine
getirilmesi Türkiye’deki kemik iliği doku bilgi bankasının görevlendireceği bir
kurye tarafından gerçekleştirilir. Kemik iliğinin Türkiye’deki nakil merkezine
getirilme masrafları Amerika ve Avustralya için 3000 Euro karşılığı YTL, diğer
ülkeler için 1500 Euro karşılığı YTL sını geçmemek şartıyla fatura karşılığı
hastanın kurumunca ödenir. Masraflara; yurtdışı birimi ile yapılacak
organizasyon işlemleri (telefon, faks vb.), kemik iliği bankası kuryesince
taşınması ve konaklama ücreti dâhildir. Bankanın kuryesinin olmadığı durumlarda
kemik iliği/kordon kanı Türkiye’deki nakil merkezine yabancı ülkenin kuryesi
tarafından getirtilir.
Yurtdışından kemik iliği/kordon kanı getirtilme sürecinde, yurt dışı kaynaklı verici taraması, vericinin ileri testleri, sağlık kontrol masrafları, kök hücre toplanması gibi işlemlerin her biri için WMDA (Dünya Kemik İliği Vericileri Birliği) tarafından belirlenmiş bedel hastanın kurumunca, yurt içi kemik iliği doku bilgi bankasına ön ödeme şeklinde ödenir. Ön ödeme bir ay içerisinde belge karşılığında kapatılır.
Kemik iliği nakli (hematopoietik kök hücre nakli) tedavisi Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış ve çalışma izni almış Tebliğ eki “Kemik İliği Nakli Merkezleri Listesinde” (EK–1/G) yer alan merkezlerce uygulanır.
8. Kan ve kan
bileşenlerinin temini ve bedelinin ödenmesi
Kan
ihtiyacının karşılanmasında güvenli kan temini esas olup, hasta yakınlarının kan
verecek kişileri bulmasının sebep olduğu sağlık ve sosyal sorunları önlemek
için, Kızılay kan birimlerinde kan ve kan bileşenlerinin bulunduğu durumlarda,
replasman kan alınma yöntemi tercih edilmeyecektir.
İkinci ve üçüncü basamak
sağlık kurumlarınca, hastalar için hekimler tarafından gerekli görülen kan ve
kan bileşenleri (eritrosit süspansiyonu, tam kan, trombosit, plazma, vb.),
Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış kan merkezleri ile Kızılay’a ait kan
birimi bulunan yerlerde, bu birimlerden temin edilir. Sağlık kurumlarınca,
hastalara kan temin ettirilmeyecektir.
Sağlık kurumunca temin
edilmesi zorunlu olduğu halde sağlık kurumlarınca temin edilmeyerek hastaya
aldırılan kan ve kan bileşenlerine ait fatura bedeli hastaya ödenir ve ilgili
sağlık kurumundan mahsup edilir.
Tebliğ eki EK–8 Listesi
üzerinden faturalandırılan tedaviler için kullanılması gerekli görülen ve sağlık
kurumlarınca temin edilen kan ve kan bileşenlerinin bedelleri, epikrizde kan
bileşeninin adı, sayısı, ünite numaralarının belirtilmesi kaydıyla, EK–8 Listesi
fiyatları esas alınarak sağlık kurumuna ödenir.
Tebliğ eki EK–9 Listesi kapsamında yer alan işlemler için sağlık
kurumlarında kullanılan kan ve kan bileşenleri, paket işlem fiyatına dâhil
olduğundan kuruma fatura edilemez.
Resmi sağlık
kurumlarınca Kızılay kan birimlerinden temin edilen kan ve kan bileşenlerine
ilişkin bedel; bu Tebliğin eki Sağlık Kurumları Fiyat Listesindeki (EK–8) birim
fiyatlar üzerinden % 10 indirimli olarak resmi sağlık kurumunca Kızılay kan
birimine ödenir.
9. Faktör ve diğer kan ürünlerinin
reçetelenmesi ve hemofili hastalarının bildirim zorunluluğu
a) Hemofili teşhisi konulan hastalar, teşhisi koyan hastane tarafından “Hemofili Bildirim Formu” düzenlenerek, Sağlık Bakanlığına bildirilecektir.
b) Hemofili hastaları bildirim formunda; hastanın adı soyadı, çalışmakta olduğu kurum, emekli ve kurum sicil numarası, doğum tarihi, doğum yeri, ev ve işyeri telefon numaraları, adresi, kan grubu, eksik faktör (tipi-düzeyi), inhibitör düzeyi, aşıları ve tanı tarihi bildirilecektir.
c) Hemofili
hastaları için en az bir hematoloji uzman hekiminin imzasının da bulunduğu
sağlık kurulu raporu düzenlenecektir. Hemofili hastaları için düzenlenen sağlık
kurulu raporlarında, faktör düzeyleri ve hematoloji uzman hekimi ibaresi mutlaka
belirtilecektir. Hematoloji uzman hekiminin olmadığı hastanelerde sağlık kurulu
raporu üç iç hastalıkları ya da üç çocuk sağlığı ve hastalıkları uzman hekimi
tarafından da düzenlenebilir.
d) Hastalara, Sağlık Bakanlığı tarafından özel olarak düzenlenmiş “Hemofili Takip Karnesi” ve turuncu renkte, dört nüshalı hemofili reçetesi verilecektir. Hemofili reçetelerine hematoloji veya iç hastalıkları veya çocuk sağlığı ve hastalıkları uzman hekimi tarafından yalnız FAKTÖR yazılabilecek, reçetede bulunan bölümler ilgili hekim ve eczacılar tarafından eksiksiz olarak doldurulacaktır.
e) Faktör dışındaki diğer kan ürünleri de özel renkte (mor) “Kan Ürünleri Reçetesi”ne yazılacaktır. Hastanede yatan hastalar için de aynı reçete kullanılacaktır.
f) Kan ürünü reçeteleri, ilgili birimlerden alınacak sağlık kurulu raporlarına bağlı olarak uzman hekimler tarafından yazılabilecektir. Ancak, acil hallerde kullanılması zorunlu olan ürünlerden yalnız tetanoz ve anti D immünglobulinleri için sağlık kurulu raporu ve mor reçete şartı aranmayacaktır.
Hastanelerde yatan hastalarda; faktör dışındaki kan ürünleri için sağlık kurulu raporu gerekli değildir.
Yeterli uzman hekimi olmayan yerlerde, çıkan vakalara vaktinde müdahale edilebilmesi için yalnız kuduz ve tetanoz immunglobulinleri pratisyen hekim tarafından da kan ürünleri reçetesine yazılabilir.
g) Hemofili hastalarının faktör reçeteleri ve diğer kan ürünü reçeteleri dört nüshalı olacak, reçetelerin birinci nüshası eczaneler tarafından İl Sağlık Müdürlüğüne, ikinci nüshası hastanın kurumuna gönderilecek, üçüncü nüsha eczanede, dördüncü nüsha ise karnede kalacaktır.
h) Hemofili takip karnesini alamadan herhangi bir nedenle hastalanmış olanların ilaçları, ilgili uzmanlar tarafından, bir kereye mahsus olmak üzere sağlık kurulu raporuna istinaden “Kan Ürünleri Reçetesi”ne yazılabilir.
Karnesiz ikinci defa tedavi görme imkânı olmadığından, tedaviden sonra hastaların, sağlık kurulu raporu ile birlikte vakit geçirmeden Hemofili Takip Karnesi alabilmek için İl Sağlık Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekmektedir.
i) Kan ürünü veren eczaneler, reçetelerin ilk nüshası ile birlikte reçete bilgilerini de içeren “Hemofili Reçete Formunu” ve “Kan Ürünleri Reçete Formunu” doldurarak her ay İl Sağlık Müdürlüklerine gönderecektir.
j) İl Sağlık Müdürlükleri, eczanelerin gönderdiği form ve beraberindeki reçeteleri kontrol ettikten sonra, tüm formları birleştirerek tek bir form halinde Sağlık Bakanlığına gönderecektir.
k) Faktör ve diğer kan ürünlerinin
reçeteleri, Türk Eczacıları Birliğince oluşturulacak usule göre eczanelerden
dönüşümlü olarak verilecek, bu reçetelerin ödenebilmesi için Türk Eczacıları
Birliği Bölge Eczacı Odasının onayı aranacaktır.
l) Hastanın bağlı bulunduğu kurumun değişmesi halinde, bu değişiklik ilgili kurum tarafından Sağlık Bakanlığına bildirilecektir.
m) Kan ürünleri ve faktörlerden hasta katılım payı alınmayacaktır.
10. Üremeye
yardımcı yöntemler (Tüp bebek tedavisi)
Evli olmakla birlikte eşlerden herhangi birinin evlat edinilmiş çocukları hariç soybağı kurulmuş sağ çocuğunun olmaması ve uygulamaların kadının 40 (kırk) yaşına kadarki yaşamında yapılmış olması koşuluyla üremeye yardımcı yöntemler ile tedavileri ve buna ilişkin ilaç giderleri, en fazla üç uygulama (siklus) olmak üzere karşılanır.
10.1. Tüp bebek
tedavisi öncesi işlemler
10.1.1. Klasik
ovulasyon indüksiyonu
Her siklus için kadın hastalıkları ve doğum uzman hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporu düzenlenecektir. Raporda, kaçıncı siklus olduğu belirtilecek ve gerekli ilaçlar kadın hastalıkları ve doğum uzman hekimi tarafından reçete edilecektir.
Raporda; tanı, uygulanacak tedavi, kullanılacak ilaçların günlük ve maksimum dozları belirtilecektir.
En fazla 3 (üç) siklus ve toplamda 4500 üniteye kadar kullanılacak gonadotropin bedelleri karşılanır. Üç uygulamadan (siklus) sonra yapılan klasik ovulasyon indüksiyonu tedavisi için uygulanan gonadotropin bedelleri ödenmez.
Ovulasyon tetiklemesi için kullanılan Hcg (Human korionik gonadotropin) dozu, maksimum dozun dışında olup, 5000–10000 üniteyi geçemez. Üriner Hcg kullanılması halinde rapor aranmaksızın reçete edilebilir.
10.1.2. İntra uterin inseminasyon (IUI)
Klasik ovulasyon indüksiyonu için belirlenen kriterler, intrauterin inseminasyon (artifisiel inseminasyon) için de geçerlidir.
10.2. Tüp bebek tedavisi işlemleri
Tüp bebek tedavisine esas teşkil edecek sağlık kurulu raporları, kadın hastalıkları ve doğum kliniği ile üroloji kliniği (bünyesinde üroloji kliniği bulunmayan ancak, üroloji uzman hekiminin konsültan olarak görev yaptığı, eğitim veren kadın-doğum hastaneleri dâhil) bulunan üçüncü basamak sağlık kurumları tarafından düzenlenecektir.
Sağlık kurulları, iki kadın hastalıkları ve doğum uzman hekimi ve bir üroloji uzman hekiminin katılımı ile en az üç uzmandan oluşacaktır.
Sağlık kurulu raporlarında, hasta yaşı, kimlik bilgilerinin yanında, tanı, endikasyon, uygulanacak tedavi, kullanılacak ilaçların günlük ve maksimum dozları da belirtilecektir.
Sağlık kurulu raporlarında, tüp bebek tedavisini gerektiren kadına ve/veya erkeğe ait faktörlerin belirtilmesi yeterli olup, ekinde veya raporda teşhise esas belge ve bilgiler ayrıca aranmayacaktır. Ancak bu belgelerin hasta dosyasında bulunması ve gerektiğinde ibraz edilmesi zorunludur.
Tüp bebek tedavi bedelleri, sağlık kurulu raporuna istinaden Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde yapılması halinde ödenir.
Tebliğ eki ilaç listelerinde yer almak kaydıyla tüp bebek tedavisinde kullanılacak ilaçlar, sağlık kurulu raporuna istinaden tüp bebek tedavisinin yapıldığı üremeye yardımcı tedavi merkezi uzman hekimlerince yazılacaktır.
Tüp bebek ve klasik ovulasyon indüksiyonu + intrauterin inseminasyon uygulamalarında kullanılan ilaçlar hasta katılım payından muaf değildir.
En fazla 3 (üç) siklus ve toplamda 9000 üniteye kadar kullanılacak gonadotropin bedelleri karşılanacaktır. Üç uygulamadan (siklus) sonra yapılan tüp bebek tedavisine ait giderler karşılanmaz.
3 (üç) siklus boyunca yapılan klasik ovulasyon indüksiyonu ve gerektiği hallerde IUI tedavisine rağmen hastanın gebe kalamaması halinde veya 10.2.1 inci maddede belirlenen istisnalara ve kriterlere göre tüp bebek tedavisine başlanabilecektir.
Kadının yaşı 38 ve üzerinde olduğu takdirde; doğrudan tüp bebek tedavisine başlanabilir.
10.2.1. Tüp bebek
tedavisine başlama kriterleri
A- Erkek faktörü:
Üro-androlojik tedaviye cevap vermeyen, oligoastenozoospermi, azoospermi, % 100 globozoospermia,
Oligoastenozoospermi vakalarında tekrarlanan incelemelerde yıkama sonrası total progresif motil sperm sayısının 5 milyondan az olması gerekmektedir.
B- Kadın faktörü:
1- Tubal faktör
a) Primer silier diskinezi - Kartegener Sendromu varlığı, eğitim ve araştırma veya üniversite hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmiş olgular ile laparoskopi ile onaylanmış bilateral tam tubal tıkanıklık saptanan (ağır distal tubal hastalık, bilateral organik proksimal tubal tıkanıklık, bilateral bipolar tubal tıkanıklık) veya tüp yokluğu olan olgular,
b) Ağır pelvik yapışıklık belirlenen veya tubal cerrahi (laparoskopi veya açık cerrahi ile ) sonrasında bir yıl içinde gebe kalamayan,
olgulardır.
2- Endometriozis
Hafif ve orta derece endometriozis açıklanamayan infertilite, ileri evre (evre 3–4) endometriozis ise tubal patoloji gibi değerlendirilir. (Endometriozis cerrahisi tedavisinden sonra bir yıl medikal infertilite tedavisi uygulanmış olmasına rağmen gebeliğin sağlanamadığı durumlarda veya üç siklus gonadotropinler verilerek uygulanmış ovulasyon indüksiyonu + IUI tedavisi sonrası gebelik elde edilemeyen endometriozis olgularında tüp bebek tedavisine (IVF) başlanabilir.)
3- Hormonal – ovulatuar
bozukluklar
a) Oligo – anovulasyon ,
b) DSÖ Grup I-II ovulatuar bozukluklarda veya hiperprolaktinemiye bağlı anovulasyonda standart tedaviye yanıtsızlık açıklanamayan infertilite gibi değerlendirilir.
Tüp bebek uygulamasına geçilmeden önce anovulasyon nedeni ile (özellikle; PCOS olgularında tanıya dayanak teşkil eden klinik ve laboratuar bulgularının belgelenmesi koşuluyla) klasik ovulasyon indüksiyonu için gonadotropin kullanımında, ilaveten intrauterin inseminasyon (IUI) işlemi yapma zorunluluğu yoktur. Hasta üç siklus gonadotropin uygulaması sonrası (IUI olsun veya olmasın) gebe kalamıyor ise tüp bebek tedavisine başlanabilir.
C- Açıklanamayan infertilite:
Hem erkek, hem de kadının tetkiklerinin normal olmasına ve en az üç siklus gonadotropinlerle IUI uygulanmasına rağmen evlilik tarihinden itibaren 3 yıl (evlenme yaşı 35 ve üzerinde ise 1 yıl) veya daha uzun süreli gebe kalamama halinde sağlık kurulu raporu ile tüp bebek tedavisine başlanabilir.
D- Diğer endikasyonlar:
Kadın veya erkekte genetik bir hastalığın bulunması nedeniyle sağlıklı çocuk sahibi olmak amacıyla veya bir hastalığın tedavisinin başka tıbbi bir yöntemle mümkün olmaması halinde allojenik amaçlı kordon kanı temini için preimplantasyon genetik tarama yapılarak tüp bebek tedavi yöntemi uygulanabilir. Bu uygulama için, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinde, içinde genetik uzman hekiminin bulunduğu kurullar tarafından sağlık kurulu raporu düzenlenecektir.
10.2.2. Tüp bebek
tedavisi işlem bedeli ve ödeme esasları
Tüp bebek tedavisi Tebliğ eki EK–9 Listesinde belirtilen fiyat esas alınarak ödenir. Fiyata; tüp bebek tedavisi kapsamında yapılan ovulasyon indüksiyonu, oosit aspirasyonu, sperm- oosit hazırlanması ve inkübasyonu, embriyo transferi, ICSI (mikro enjeksiyon), invaziv sperm elde etme yöntemleri, tüp bebek işlemi öncesi kadın ve erkeğe yapılan tetkik ve tahlil bedelleri ile kullanılan her türlü sarf malzemesi dahildir. Birinci ve ikinci denemelerde en fazla birer yıla kadar embriyo freezing bedeli ayrıca ödenir.
Tüp bebek tedavi bedelleri, kadın ve erkeğin farklı kamu sağlık güvencelerine sahip olması halinde tedaviye başlanılmasını gerektiren faktörlere bağlı olmaksızın, kadının kurumunca karşılanır.
Doğal yollarla veya tüp bebek yöntemiyle bir veya birden fazla çocuk sahibi olan ailelerin, daha sonra erkek ve/veya kadında gelişen kısırlığa (sekonder infertilite) bağlı olarak çocuk sahibi olamadıkları gerekçesiyle tüp bebek tedavisi yaptırmaları durumunda, bu durumları sağlık kurulu raporu ile belgelendirilse dahi tüp bebek tedavisine ait giderler karşılanmayacaktır.
Üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde, tüp bebek kapsamında yapılan her türlü tıbbi işlemin kaydının tutulması ve tutulan kayıtların denetim esnasında ibrazı zorunludur. Bu kayıtların doğru ve sağlıklı bir şekilde tutulması ve muhafazasında, merkez sorumlusu ve ruhsat (uygunluk belgesi) sahibi kişiler, müşterek ve müteselsilen yükümlüdür. Ayrıca, evli çiftlerin çocuklarının olup olmadığı ile kadının yaşını tespit etmek için vukuatlı nüfus kayıt örneği, merkezde tutulan hasta dosyasında saklanacaktır.
40 yaşın hesaplanmasında doldurulmuş yaş esas alınacaktır. Örneğin, 08 Mart 1967 doğumlu kadının, üremeye yardımcı yöntemleri ile tedavi giderlerinin karşılanabilmesi için 08 Mart 2007 tarihinden önce tedaviye başlanmış olması gereklidir. Bu tarihten sonra uygulanacak olan takip eden denemelere (tüp bebek uygulamalarına) ait giderler ve ilaç bedelleri karşılanmaz.
Tüp bebek tedavisi en fazla üç uygulama ile sınırlı tutulduğundan, yapılan her bir uygulamaya ait kayıtlar sağlık karnesinin ilgili bölümüne işlenir ve ilgilinin kurumu tarafından ilgili adına tutulan sağlık dosyasına işlenmek suretiyle takibi yapılır.
11. Kaplıca
tedavileri
Kaplıca tedavileri için gerekli sağlık kurulu raporları, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekiminin de yer aldığı en az üç uzman hekimden oluşan sağlık kurullarınca düzenlenecektir. Sağlık kurulu raporunda, tanı, önerilen tedaviler, seans ve gün sayısı bilgilerinin yer alması zorunludur.
Yönetmeliğin 28 inci maddesine göre, sağlık kurulları tarafından kaplıcalarda tedavilerine gerek görülenler, Sağlık Bakanlığınca tespit edilen ve (EK–4) de yer alan kaplıcalarda tedavi ettirilirler. Tebliğ eki listede yer almayan kaplıcalarda tedavi görenlerin kaplıca tedavilerine ait bedeller ödenmez.
Kaplıca tedavisi amacıyla memuriyet mahalli dışına gönderilenlere 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre yol masrafı, gündelik ve anılan Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrası gereğince yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirmeleri halinde, belge bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere, gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenecektir. Ancak, bunların dışında ayrıca yatak ve yemek bedeli karşılanmayacaktır. Kaplıca tedavisine ilişkin sağlık kurulu raporunda öngörülmesi kaydıyla refakatçi için de harcırah ödenecektir.
Kaplıca tedavilerine ait giderler, hasta tarafından karşılanacak olup tedaviye ilişkin fatura ve sağlık kurulu raporuna dayanılarak, her bir gün için, bir adet olmak üzere Tebliğ eki EK–8 Listesinde 702.020 kodu ile yer alan “banyo-kaplıca” bedeli üzerinden hastaya ödenir. Tebliğde yer alan diğer işlemler faturalandırılsa dahi bedelleri ödenmez.
12. Reçete ile ilaç kullanım raporu ve ilaç
yazım ilkeleri
İlaç bedellerinin Kurum tarafından ödenebilmesi için, reçete yazımında ve rapor düzenlenmesinde aşağıda belirtilen hususlar uygulanacaktır.
12.1. Reçete ve ilaç kullanım raporlarının
düzenlenmesi
12.1.1. Ayaktan tedavilerde reçetelerin
düzenlenmesi
Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilere ayakta tedavi sırasında kullanılması gerekli görülen ilaçlar için, sağlık karnelerinde bulunan reçetelerin kullanılması zorunludur.
Düzenlenen reçetelerde mutlaka teşhis yer alacaktır. Teşhislerde kısaltma yapılmayacaktır. Reçetede yazılı ilaçlar ile teşhis arasında, Tebliğde teşhise dayalı düzenleme yapılan ilaçlar hariç endikasyon uyumu aranmayacaktır.
Reçetelerde, hekimin adı soyadı, kuruluş/kurumun adı, hekimin ana uzmanlık dalı ile birlikte var ise yan uzmanlık dalı, asistanlar için ihtisas yaptığı uzmanlık dalı ve hekimin diploma numarası veya Sağlık Bakanlığınca verilen doktor diploma tescil numarası bilgileri ve hekimin ıslak imzası mutlaka yer alacaktır. Ayrıca reçetelerde hasta adı soyadı, reçete tanzim tarihi ve protokol numarası yer alacaktır. İmza dışındaki bilgiler, el yazısı ile yazılabileceği gibi kaşe veya bilgisayar ortamında veya hastane otomasyon sistemleri tarafından basılan etiketin/barkodun yapıştırılması şeklinde olabilir. Bu reçetelerde, kurum başhekiminin onayı ve mühür aranmayacaktır.
Teşhisi yazılmayan, ilgili hekimin ıslak imzası ve bilgileri bulunmayan reçeteler eczaneler tarafından kabul edilmeyecektir.
Üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde ihtisas yapan asistanlar ile üst ihtisas yapmakta olan uzman hekimler, eğitim aldıkları branş uzman hekiminin yazması gereken ilaçlar ile Tebliğ ve eki listelerde uzman hekimlerce yazılabileceği belirtilen ilaçları yazabilir.
Herhangi bir uzman hekim tarafından reçete edilebilen tüm ilaçlar, aynı uzmanlık eğitimi üzerine yan dal uzmanlığı yapmış olan hekimlerce de reçete edilebilecektir.
Sağlık Bakanlığınca aile hekimliği sözleşmesi yapılan veya yetkilendirilen hekimler, aile hekimliği uzman hekiminin yazabildiği tüm ilaçları reçete edebilirler.
İlaç kullanım raporuna istinaden yazılacak ilaçlar, Tebliğ ve eki listelerde aksine bir hüküm olmadıkça, tüm hekimler tarafından reçete edilebilir.
12.1.2. Yatarak tedavilerde reçetelerin
düzenlenmesi
Yatarak tedavilerde hastanede kullanılacak
ilaçların hastane tarafından temini zorunludur.
Sağlık kurumlarında yapılan tedavilerde kullanılan ilaçların sağlık kurumunca temin edilme zorunluluğu, resmi sağlık kurumları için Tebliğin yürürlük tarihinden itibaren 120 gün sonra uygulamaya konulacaktır. Bu süre içerisinde; resmi sağlık kurumlarınca çeşitli nedenlerle temin edilemeyen ilaçlar, hak sahiplerinin sağlık karnelerine, reçete düzenleme ilkelerine uyularak yazılması halinde “ECZANEMİZDE YOKTUR, YATAN HASTA” kaşesi basılıp başhekimlik onayı ile temin edilebilir. Sağlık kurumlarında yatan hastalar için düzenlenen reçete muhteviyatı ilaçların rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla, eczanelerden dönüşümlü olarak temini hususunda sağlık kurumları, Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ile işbirliği yapabilir. Bu şekilde düzenlenen reçeteler 5 günlük maksimum tedavi dozunu geçmeyecektir. Bilahare ilacın hastane eczanesince temin edilememesi ve tedavinin devam ettiği durumlarda “doz” bitiminde yeniden reçete yazılması mümkündür. Ancak, sağlık kurumlarında uzun süre yatarak tedavi gören tüberküloz hastalarına, kullanım dozu belgelenmek kaydıyla l (bir) aylık miktarda tüberküloz ilaçları yazılabilir.
Yatarak tedavilerde kullanılan ilaçlar için, 12.2 nci maddede belirtilen 4 kalem ilaç sınırlaması dikkate alınmaz.
12.1.3. İlaç kullanım raporlarının
düzenlenmesi
İlaç kullanım rapor formatları konusunda Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine uyulacaktır.
İlaç kullanım raporlarının düzenlenmesinde, Tebliğin 19 uncu maddesi dikkate alınacaktır. Bu raporlar, Tebliğde yer alan istisnalar saklı kalmak kaydıyla 19.1 inci madde doğrultusunda uzman hekim tarafından düzenlenecek olup 19.2 nci maddeye göre düzenlenen sağlık kurulu raporları da geçerli kabul edilecektir.
İlaç kullanım raporlarında, Tebliğ ve eki listelerde özel düzenleme yapılmış ilaçlar hariç olmak üzere, ilaç dozlarının belirtilmesi şart olmayıp, etken madde adının yazılması yeterli olacaktır. İlaç kullanım raporuna etken madde adının yazılmasının yeterli olduğu ilaçlar için hastanın kullanacağı ilacın etken madde miktarı ve günlük kullanım dozu reçete ile düzenlenecektir. Ancak raporda ilacın etken madde miktarının ve günlük kullanım dozunun ayrıntılı olarak belirtilmiş olması halinde belirtilen doz miktarı aşılamaz.