SUT 2008 Değişiklik Yeni
SGK_SUT 2008 Yeni
SGK_SUT 2008 SUNUMYeni
SGK_SUT 2007
Tıbbi Malz.TemYeni
Sğlık Müdürlüğü'neYeni

|
|
|
BURUN TIKANIKLIĞI
Burun tıkanıklığının nedenleri arasında mukozal ödem ya da hava yolu şekil bozukluğuna bağlı hava yolu direncinin artmış olması ilk sıralarda gelmektedir. Burun içerisindeki yapıların birbiriyle olan ilişkisine göre tıkanıklık değişik yerlerde olabilir.
İnsanların %80’ninde fizyolojik olarak 2,5-4 saatlik aralarla yer değiştiren tek taraflı burun tıkanıklıkları görülebilir. Ancak toplam hava yolu direnci değişmediği için tıkanıklık hissedilmeyebilir. Gerilim tipi baş ağrısında, çene eklemi sorunlarında ya da ruhsal gerginlik durumlarında sürekli burun tıkanıklığı hissedilebilir.
Burun tıkanıklığının nedenleri:
1-Anatomik yapısal nedenler:
Burun bölmesinin orta hattan belirgin biçimde bir tarafa doğru sapması tıkanıklığa yol açar. Bu durum genellikle daha önceden geçirilmiş bir burun kazasına bağlıdır. Oluşan bozukluk burun tıkanıklığına yol açıyorsa cerrahi olarak düzeltilebilmektedir. Burun içerisinde özellikle çocukluk döneminde görülen yabancı cisimler de tıkanıklığa neden olabilmektedir. Özellikle uzun süre burun içerisinde kalan yabancı cisimler tıkanıklık, kötü kokulu ve kanlı olabilen burun akıntısına neden olabilir. Burun içi dokular hasar görmüş olabilir. Burun tıkanıklığına neden olan etkenlerden birisi de burun taşlarıdır.
Burun taşı:
Burun taşları (rinolitler), bakteri, kan, iltihap hücreleri ya da yabancı cisimler etrafında biriken minerallerden oluşur. Genellikle tek taraflı olarak görülür ve çocukluk yıllarında burun içerisine yanlışlıkla itilmiş olan yabancı cisimler (düğme, çengelli iğne, oyuncak parçaları, bezelye ya da nohut gibi) burun taşlarına neden olur.
Burun arkasından genize geçiş bölümünün kapalı olması özellikle yeni doğan çocukların burun tıkanıklıklarının en önemli nedenidir. Basit bir operasyonla kapalı olan bölge açılabilir.
Geniz etinin büyümesi:
Çocukluk çağında en sık görülen burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir. Geniz eti bademciğe benzeyen damağın gerisinde ve üstünde bulunan bir dokudur. Geniz eti büyük olan çocuklar uyku sırasında sesli nefes alıp verme, horlama, kulak enfeksiyonları, işitme güçlüğü, yüz kemiklerinde farklılaşma, ağız ve diş yapılarında bozulma sorunlarıyla karşılaşabilirler. Tedavisinde ise cerrahi girişimler önerilebilir.
Polip:
Polipler, grimsi renkli yuvarlak, genellikle ince bir bağlantısı olan, hareketli, ağrıya duyarsız ve kanamayan yapılardır. Allerjik nedenler varsa tedavisi yapılır. İlaçlarla küçülmeyen polipler operasyonla tamamen temizlenirler. Polipler bazen tekrar oluşabilir.
Papillomlar:
Papillomlar iyi huylu, siğil benzeri tümörlerdir. Burun orta duvarı ve yan duvarlarından çıkarak hava yolunu tıkayabilirler. Bazen kanama yapabilirler. Daha nadir olarak görülen sinir dokusu kökenli tümörler de büyüdükten sonra burun tıkanıklığı yaparlar.
2-Çevresel faktörler:
Kent yaşamının getirdiği zorunluluklar nedeniyle neredeyse sürekli olarak kapalı ortamlarda bulunan, atmosferik kirliliğe maruz kalan kişilerde kimyasal uyarılar nedeniyle burun tıkanıklığı görülebilmektedir.
3-Hormonal nedenler:
Hamilelikte görülen burun tıkanıklığı östrojen hormonuyla ilişkilidir. Genellikle ilk 3 aydan sonra ortaya çıkar; giderek kötüleşir ve doğumdan hemen sonra kaybolur. Benzer tıkanıklık hissi gebelik önleyici hapların kullanımı sırasında, adet dönemlerinde de görülebilir. Tiroid hormonlarının azalması durumunda da tıkanıklık görülebilir.
4-Enfeksiyonlar:
En sık neden, özellikle kış aylarında ve mevsim dönümlerinde görülen soğuk algınlığıdır. Virüslerin neden olduğu bir enfeksiyondur. Hava yolu ve yakın el-beden teması ile bulaşırlar. Burun mukozasına yerleşince “histamin” denen kimyasal madde salınımına yol açarlar. Bu madde buruna giden kan miktarının artmasına ve sıvı salgısının artmasına yol açar. Virüs enfeksiyonları sırasında burunun ve sinüslerin direnci azaldığından bakteri enfeksiyonları da kolaylıkla ortaya çıkabilir. Berrak olan akıntı, sarı-yeşil renge dönüşür. Bu durumda mutlaka doktora başvurulmalıdır.
5-Vazomotor rinit:
Rinit, burunun ve burun içi örtüsünün enflamatuar (iltihabi) reaksiyonu demektir. Vazomotor terimi ise “kan damarlarıyla ilgili” anlamında kullanılır. Burun içi örtüsü genişleme ve daralma özelliğine sahip çok miktarda atar damar, toplar damar ve kılcal damarlara sahiptir. Normalde bu damarların yarısı açık, yarısı kapalıdır. Daha çok burun içi damarların kontrolünü sağlayan sinir sisteminin düzensiz çalışması nedeniyle görülür. Bu durum, aspirin kullanımı, çevresel kirlilik faktörleri, stres, tiroid hormonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları, sıcak içecekler, alkol, dekonjestan ilaçların aşırı veya uzun süreli kullanımı ile ortaya çıkmaktadır. Tedavisi genellikle ilaçlarla yapılır. Tedaviye yanıt vermeyen büyümüş burun içi dokuların, cerrahi olarak küçültülmesi gerekebilir.
6-Alerjik rinit:
Alerji, yabancı bir cisme (polen, ev tozu akarı, hayvan tüyleri ve atıkları, mesleki ortamdaki maddeler (fırıncılar, kuaförler) veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı oluşan aşırı enflamatuar yanıttır. Bazen besinlere karşı da alerji gelişebilmektedir. Polenler ilkbahar veya sonbaharda problem oluşturmaktadır. Ev tozu ise insanları bütün bir yıl boyunca rahatsız edebilir. Tedavisinde, ideal olarak, alerjik maddelerden uzak durma önerilir. Ancak bu pratik olarak mümkün olmadığından, ilaç tedavisi veya daha spesifik tedavi yöntemi olan alerji iğneleri kullanılır.
Geri
|
|
 |
 |
|